
Bana masajı ve inceliklerini öğreten sevgili hocam Tatjana Rottenberg ile çevirdiğimiz bir kitaptan alıntılarla bugün dokunmanın hayatımızdaki önemli yerine değinmek istiyorum. Masaj eğitimi alan veya masajla ilgilenenlerin özellikle okuması gereken bir yazı olduğuna inanıyorum. 5 duyumuzun içerisinde en erken kullanmaya başladığımız ve gün içerisinde en çok başvurduğumuz dokunma duyumuz dünyaya olan bağımızdır. Bir nesneyi veya bir şeyi görebilir, duyabilir veya onun hakkında konuşabiliriz. Fakat ancak o nesneye dokunduğumuzda bizim deneyimimizin bir parçası olur. Bu temaslar hislerimiz ve tepkilerimizi belirler. Bu eylemin sonucu veya etkisi ise sezgilerimizle değişime uğrar. Elimizi birisinin omuzuna koyup teninin altındaki kasları, dokuları ve kemikleri hissedebiliriz. Ancak omuza koyduğumuz el hiçbir şey hissetmeyebilir de. Elimiz omuzda sadece duyusal bir his yaratmak için duruyor olabilir. Ya da sadece elini koyduğumuz kişinin buna olan duygusal ihtiyacından da. Yani aynı eylem birbirinden tamamen farklı amaçlara yönelik, farklı duygular yaratıyor olabilir. Kendimize dokunuşumuz, bedensel duruşumuzu gösterir. Vücut dilinize dikkat edin, birinde karşı mesafeli bir tutum sergilediğinizde ya da sinirlendiğinizde elinizle yüzünüzü kapatıyor musunuz? Denetlemek için ya da neşeyle de kendimize dokunuyor olabiliriz. Bedeninize nasıl davrandığınıza dikkat edin. Size nasıl dokunulmasını isterdiniz? Hayal edin.
Dokunmanın pek çok çeşidi vardır. Fiziksel durumda, dokunmak bir diyalogdur. Elleriniz bedeninizin üstüne koyun ve bekleyin. İlginiz o bölgede olsun ve elleriniz sanki açık bir mikrofonmuşçasına o bölgeden bilgiyi alın. Yani eliniz ve dokunduğunuz bölge arasında bir diyalog başlatın. Hiçbir şey yapmadığınız bu boş zaman sırasında, aslında odaklanma ve farkındalığa giden bir diyalog kurmuş olursunuz. Bir dokunuşu ne kadar bilinçli ve bir hedefe yönelik yaparsak dokunan eli ve dokunulan bölgeyi o kadar iyi hissedebiliriz. Dokunmak tüm duyusal algılarınızı kuvvetlendirir. Kemikleri hissedebilmek için birinin koltuk altına çok kuvvetli tutarsan karşındakinin tepkisinden ne olduğunu hissedemeyebilirsin. Bu sadece senin konuşup karşıdakini hiç dinlemediğin bir sohbete benzer. Sadece kendini duyduğun bir monolog olur. Sizin yardım etme hisleriniz o kadar kuvvetli oluyor ki bazen yardıma ihtiyacı olan kişinin gerçek ihtiyacı unutuluyor. Ellerinizle çalışmanın birinci anahtarı dikkat ve sezgilerdir. Dokunuş şekliniz sezgileriniz tarafından yönlendirilir. Kemikler üzerinde çalıştığımızda, dokuları yumuşatmak için belki daha sert ve direkt dokunuşlar gerekebilir. Kemik üzerinde çalışmanın hissi dokunuşumuza yansır. Kasları dinlendirmek istediğimizde, sıvı akışını arttırmak ve kasla bağlantısını kuvvetlendirmek için elimizin kas kuvvetiyle dokunmayı seçeriz. En etkili dokunma teknikleri önceden planlanmış değil dokunulan vücudun ihtiyaçlarını sezip ona uygun uygulama yapmaktan geçer. Bu bizim çalışırken sezgilerimize güvenmemizi ve kuvvetlendirmemiz de sağlar. Fazla bastırarak kişiye acı vermek faydalı olmadığı gibi dokuların olası tepkilerini de bloke edebilir. Başka bir açıdan bu acı farkındalığı görmezden geldiğimiz ve kasılmaların olduğu başka bir bölgeye yönlendirebilir. Bu durumla ilgili şunu söyleyebiliriz; size dokunulduğunda ne hoşunuza gidiyorsa karşınızdakine de o iyi gelir. Kendi bedeninize olan bağınızla dokunduğunuz kişinin bedenini dinlemek ve ona göre uygulama yapmak böylelikle dikkatinizin dokunduğunuz bölgede kalması çok önemlidir.

Dokunmanın Şekilleri;
Her kişi kendi uygulama tekniğini geliştirir. Dokunmanın etkisi duyularla ortaya çıkar. Kitap okurken ve ya bir işle uğraşırken kendi bedeninizde deneyin. Avuç içiniz, elinizin düz kısmı ile giysili veya çıplak teninizin üzerinden direkt sıkı dokunuşlarla uygulayacağınız bu egzersiz hoş ve emin bir baskı yaratabilir. Burada ne çok gevşek dokunup gıdıklanma hissine ne de çok sıkı tutup acı yaratıp doku blokajına neden olmayacak biçimde dokunmalısınız. Gıdıklanma küçük beyinin kafasını karıştıran ve sinir uçlarında özel yer etmeyen bir uyarıdır. Geniş alan üstünde kuvvetli baskılarsa beyne emirleri direkt ve net göndermemizi ve beyin tarafından kabul görmesini sağlar.
Parmak Uçları ve Başparmak Basıncı;
Bu direkt basınç dar alan üzerinde kemik strüktürlerinden doku tabakalarının derin bölgelerine inebilir. Vücudun belli bölgelerindeki rahatlatmalar, gevşetmeler için idealdir. Ancak gıdıklanma veya ağrı hissine neden olabilir. Bu tip basınçlardan sonra mutlaka o bölge hafif sürtünmeler ve kaşımalarla rahatlatılmalıdır.
Kaşımak;
Bu teknik yüzeydeki hisleri, duyuları ve farkındalığı uyandırır. Okşamanın yumuşak, hoş etkisi ile, kaşımanın sert, tatlı acı hissinin zıtlığı duyular uyandırmakta kullanılabilir. Bedenin daha az duyarlı yerlerindeki hissizliği tüm vücutla dengelemek için oldukça faydalıdır. Sert doğal kıllardan yapılmış çeşitli vücut fırçaları bu amaçla kullanılabilir.
Lifler Üzerinde Çapraz Basınç;
Liflerin lifler üzerinde kayması, dokulardaki kas liflerini birbirinden ayırır. Bu işlem sırasında uygulanan kişinin çok rahat olmasına dikkat et. Duyuları bozmadan uygulamayı gerçekleştirmelisiniz.
Çarpmak Ve Pompalamak;
Yaralanma, stres ve hareketsizlikten oluşan ödemlerin, dolaşım bozukluklarının giderilmesinde ve lenf sıvılarını dıştan içe taşımak istediğinizde kullanabileceğiniz çok yararlı bir tekniktir. Islak bir süngeri hafifçe sıkıyormuş gibi yumuşak dokular üzerinde uygulanan bu teknik sıvı dolaşımını harekete geçirir. Uygulama sırasında bacağın üst kısmından ayağa, omuzdan ele doğru yukardan aşağıya bir hareket izlemelisiniz.
Kemik Manipülasyonu;
Kemik ucunun üst tabakasını ekleme doğru hafifçe bastırarak, çevirerek ve çekerek eklem içindeki alıcıların uyarıldığı bir metot. Kasların gerginliğini azaltır. Eklem alıcıları üzerinde yer alan kasların kaza, travma yada yanlış kullanımdan kaynaklı yanlış nörolojik alışkanlıklarını yeniden düzenlemekte kullanılır.
Tendon Ve Liflerin Desteklenmesi;
Tendon ve liflerin başlangıç ve bitimini bularak, lezyon geçirmiş olanlarının yeniden düzenlenmesini sağlar. Bu tekniği uygularken tendon ve liflerin hangi yöne doğru gittiğini bilmek çok önemlidir. Bunun için uygulamadan önce tendon ve lifleri gösteren bir resim edinebilirsiniz. Uygulama sırasında dikkat edilecek en önemli şey parmağınızın duruşudur. Parmaklarınız aynı eklemlere destek veren tendonlar gibi eklemi desteklemelidir. Daha fazla tecrübe için çene kemiğinde veya diz kapağında uygulama yapabilirsiniz.
Uygulamayı Bitirirken;
Bedeninizi dengesini anlamaya çalışın. Çift olan bölgelerde her zaman iki tarafa da eşit çalışın. Görme duyunuzu yeniden harekete geçirmek için kendinize zaman ayırın. Gözleriniz kapatıp o anki algılarınızı kaydedin ve sonrasında gözleriniz açıkken farkı algılamaya çalışın. Ayağa kalkıp dik durduğunuzda nasıl hissettiğinize bakın, kaymalar oluyor mu? Duyuları tekrar genel odağına taşıyabilmek için konuşmayı, yürümeyi ve oynamayı kullanın. Alışmak sürecin bir parçasıdır. Saniyede iki adım atarak yürüyüşler yapın. Bu dikkatinizi yaptığınız eyleme çeker. Ağırlık kaldırmak ya da spor gibi ağır hareketler yapmadan önce, kendinize zaman tanıyın. Bu gibi fiziksel eylemler, eklemleri normalin üstünde açar. Kendiniz ve bedeniniz arasında güvenilir ve sağlam bir diyalog oluşturun. Vücudunuz, olan değişiklerin sorumluluğunu üstlendiğinizi fark ederse teslim olur. Böylelikle açılması ve esnemesi kolaylaşır. Aksi takdirde vücut kendini korumak için daha da kasılır ve kapanır.
Yaralanmalar;
Yara veya hastalık bedenin dikkati belirli bir bölgeye çekmek için bize karşı bir meydan okuması olarak algılanabilir. Çünkü yaralanma veya hhastalık çoğu zaman yanlış duruşları veya stresi yansıtır. Vücudunuza dıştan gelen bir etki veya yük en zayıf noktasından vurur. Bu zayıf nokta genellikle vücudunuzda en çok yorduğunuz, güç bindirdiğiniz ya da yanlış kullandığınız aslında en güçlü ve özel bölgenizdir. Örneğin koşucuların en önemli aleti olan dizleri, uzun, yorucu çalışmalarda dolayı hırpalanıp, güçsüzleşiyor ve en ufak kazada ciddi yaralanıyorlar. Rehabilitasyon zayıflıklarımız ve güçlerimiz arasındaki bağı, ardında yatanları tanımamıza, şifa verebilmemiz yardımcı oluyor. Vücudumuzla ilgili bir sorunu öğrenebilmek için onun bir meydan okuması da diyebiliriz.
Yararlanılan Kaynak:
Tatjana Rotterdam
No comments:
Post a Comment